Kasten öldürme suçu, sağ bir insanın hayatına bilerek ve isteyerek son verilmesidir. Kasten öldürme suçunda korunan hukuki değer yaşama hakkıdır. Kasten öldürme suçu serbest hareketli bir suçtur. Öldürme fiilini gerçekleştirecek her türlü hareket kasten öldürme suçunun fiil unsurunu oluşturur. Bu bakımdan kasten öldürme suçu hem icrai hareketle hem de ihmali hareketle işlenebilir. Örneğin bir silahla işlenebileceği gibi boğulan bir kişiye yardım etmeyerek de kasten öldürme suçunun fiili hareketi gerçekleştirilebilir. Kasten öldürme suçu neticeli bir suçtur. Failin fiili hareketinin sonucunda ölüm meydana geldiği takdirde kasten öldürme suçu gerçekleşir. Bunun yanında faile kasten öldürme suçunun objektif olarak isnat edilmesi gerekir. Failin gerçekleştirdiği fiili hareket ile ölüm neticesi arasında nedensellik bağı bulunmalı ve ölüm failin fiilinin bir sonucu olmalıdır. Türk Ceza Hukuku sistemine göre ölüm neticesinin faile objektif biçimde isnat edilebilmesi için hareket ile netice arasında nedensellik bağının yanı sıra; netice failin eseri olmalı, failin nedensellik bağı üzerinde hâkimiyeti bulunmalı, davranış hukuken tasvip edilmeyen ve izin verilen riski aşan bir tehlike oluşturmalı, bu tehlike neticeye yansımalı ve netice ihlal edilen normun koruma alanı içinde olmalıdır. Kasten öldürme suçunun cezası müebbet hapis cezasıdır.
Kasten Öldürme Suçunda Doğrudan Kast-Olası Kast Ayrımı
Kasten öldürme suçunun manevi unsuru kasttır. Kast, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların bilerek ve isteyerek gerçekleştirilmesidir. Doğrudan kastın varlığı için fail, fiili sonucunda mağdurun ölebileceğini bilmekte ve ölümün gerçekleşmesini istemektedir. Olası kasttan söz edebilmek için ise failin, suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen hareketine devam etmesi ve fiilinin olası sonuçlarını kabullenmesi gerekmektedir.
Suçun Faili
Kasten öldürme suçu özgü bir suç değildir, suçun faili herkes olabilir. Bunun yanında suçun; üstsoy, altsoy, eş ya da kardeşe karşı işlenmesi halinde cezayı arttırıcı nitelikli hal kapsamında suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Ayrıca kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme suçunu işlemesi durumunda ise suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.
Suçun Nitelikli Halleri
Kasten öldürme suçunun aşağıda sayılan nitelikli haller ile işlenmesi cezayı arttırıcı nedenlerdir. Kasten öldürme suçunun nitelikli hali ile işlenmesi sonucunda verilecek ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.
a) Tasarlayarak Kasten Öldürme
Suç işleme kararı alındıktan sonra yapılan plan gereğince vasıtalar hazırlanmış, etraflıca düşünülmüş, suç işleme kararından vazgeçilmemiş ve sonra harekete geçilmişse tasarlamadan bahsedilir. Nitekim Yargıtay da içtihatlarında Failin, kasten öldürme suçunu işleme kararı aldıktan sonra bu kararından vazgeçmeyip soğukkanlı ve planlı bir şekilde suçu işlemesi durumunda tasarlayarak kasten öldürme suçunun gerçekleşeceğini hüküm altına almıştır.
b) Canavarca Hisle veya Eziyet Çektirerek Öldürme
Failin, kasten öldürme suçunu işlediği sırada mağdurun ölümünden zevk alması ve acıma duygusundan yoksun şekilde fiili harekette bulunması suçun nitelikli halini oluşturur. Yargıtay kararlarında canavarca his; toplumun ortak bilincinin ve vicdanının kabul edemeyeceği vahşi bir kötülük olarak tanımlanmaktadır.
c) Yangın, Su Baskını, Tahrip, Batırma veya Bombalama ya da Nükleer, Biyolojik veya Kimyasal Silah Kullanmak Suretiyle Kasten Öldürme
Kasten öldürme suçunun, toplumun genel bir tehlikeye maruz bırakılarak ve mağdurun kendisini savunma imkânının ortadan kaldırılarak işlenmesi cezayı arttırıcı nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için genel tehlike yaratan fiillerin veya tehlikeli araçların bir kimsenin öldürülmesine yönelik olarak uygulanması gerekmektedir.
d) Üstsoy veya Altsoydan Birine ya da Eş, Boşandığı Eş veya Kardeşe Karşı Kasten Öldürme
Altsoy ve üstsoydan kastedilen, kan akrabalığı ile oluşan ilişkidir. Yani, çocuklar, torunlar, torunların çocukları vs. altsoy; anne, baba, büyükanne, büyükbaba vs. üstsoy olarak kabul edilmektedir. Kasten öldürme suçunun bu kişilerden birine, kardeşe veya eşe karşı işlenmesi cezayı arttırıcı nitelikli haldir.
e) Çocuğa ya da Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı Kasten Öldürme
Türk hukukuna göre çocuk 18 yaşını bitirmemiş kişilerdir. Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak olan kişiler ise herhangi bir insan olabilir. Örneğin; Kişi bir engeli, hastalığı ya da yaşı gibi sebeplerle beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olabilir. Çocuklar ise yetişkinlere oranla daha güçsüz ve savunmasızdırlar. Kasten öldürme suçunun çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişilere karşı bu durumu kullanarak işlenmesi ise cezayı arttırıcı nitelikli haldir.
f) Kadına Karşı işlenen Kasten Öldürme
Kasten öldürme suçunun mağdurunun kadın olması cezayı arttırıcı nitelikli haldir. Ülkemizde, özellikle son yıllarda kadın cinayetleri önemli oranda artmıştır. Bu nedenle mağdurun kadın olduğu bazı suçlar ile ilgili yeni düzenlemeler getirilmiştir. İşbu değişiklikler 7406 sayılı “Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 27 Mayıs 2022 tarihli 31848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla yeni gelen düzenleme ile kasten öldürme suçunun kadına karşı işlenmesi nitelikli hal kapsamına alınarak cezası arttırılmıştır.
g) Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Kasten Öldürülmesi
Kasten öldürme suçunun kamu görevlisine karşı ve kamu görevini yerine getirmesi nedeniyle işlenmesi cezayı arttırıcı nitelikli haldir. Bu nitelikli halin gerçekleşmesi için mağdurun, kamu görevlisi olmasının yanı sıra kamu görevinin gereklerini yerine getirmesi nedeniyle öldürülmesi gerekmektedir. Mağdurun kamu görevi sebebiyle öldürülmüş olması yeterlidir, görev başında olması zorunlu değildir. Kamu görevlisinin görevinin gereklerine uygun davranarak yaptığı görev dolayısıyla öldürülmesi halinde nitelikli hal oluşur.
h) Bir Suçu Gizlemek, Delillerini Ortadan Kaldırmak veya İşlenmesini Kolaylaştırmak ya da Yakalanmamak Amacıyla Kasten Öldürme
Bu nitelikli halin gerçekleşmesi için; gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak istenen veya işlenmesi kolaylaştırılmak istenen ya da işlendikten sonra yakalanmamak istenilen suçun niteliği önem taşımaz. Söz konusu suç yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suç olabileceği gibi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerektiren bir suç da olabilir. Önemli olan işlenen kasten öldürme fiilinin söz konusu suçla bağlantılı olmasıdır.
İ) Bir Suçu İşleyememekten Dolayı Duyduğu İnfialle Kasten Öldürme
Failin, kasten işlemek istediği bir suçu işleyememesi nedeniyle öfke, kızgınlık ve hiddet içinde kasten öldürme suçunu işlemesi cezayı arttırıcı nitelikli haldir. İşlenmek istenen ilk suç ile kasten öldürme suçu arasında nedensellik bağı olması gerekir. Bu durumda fail, haksız tahrik altında değil, kendisinden kaynaklanan öfke sebebiyle kasten öldürme suçunu işlemektedir.
j)Kan Gütme Saikiyle Kasten Öldürme
Failin, bir yakınının öldürülmesine cevap olarak, intikam almak amacıyla kasten öldürme suçunu işlemesi cezayı arttırıcı nitelikli haldir. Kasten öldürme suçunun kan gütme saikiyle işlendiğinin kabulü için; kasten öldürmeye neden olan önceki olayın da ölümle sonuçlanmış olması ve mağdurun, önceki suçun faili veya failinin yakınlarından birini öç alma duygusuyla öldürmesi gerekmektedir.
k)Töre Saikiyle Kasten Öldürme
Töre, toplumumuzun ilkel ve çağdışı kalmış sosyal normlarından biridir. Töre saikiyle kasten öldürme suçunun işlenmesinde fail, törenin gerektirdiği kurallara aykırı hareket eden mağduru töre kuralları gereğince öldürme amacını taşır. Esasen fail, çağdaş yaşamın gerekliliklerini hiçe sayarak töre kurallarına göre hareket etmektedir.
Teşebbüs
Kasten öldürme suçu, fiili hareketi ile neticesi birbirinden ayrı olması nedeniyle teşebbüse elverişli bir suçtur. Fail öldürme suçu işlemek için elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlamış ancak elinde olmayan sebeplerle eylemini tamamlayamamışsa kasten öldürmeye teşebbüsten söz edilir. Kasten öldürme suçuna teşebbüs suçunun cezası; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır.
Kasten Öldürme Suçunda Haksız Tahrik İndirimi
Haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi halinde ceza sorumluluğunu azaltan bir ceza indirim sebebidir. Türk Ceza Kanunu’nun 29. Maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerine göre;
Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Burada dikkate edilmesi gereken nokta her türlü hiddet veya şiddetli elem durumunun ceza hukuku anlamında indirim sebebi sayılmadığıdır. Somut olayda mağdurun kişiye karşı haksız bir eyleminin gerçekleşmesi ve bu haksız eylemin etkisi ile kişide şiddet ve elem meydana getirmesi sonucunda suçun oluşması gerekmektedir.
Kasten Öldürme Suçu ve Meşru Müdafaa
Meşru savunma Türk Ceza Kanunu’nun 25. Maddesinde düzenlenmiştir. Kanuna göre meşru müdafaa, gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerdir. Ceza hukukunda meşru müdafaa hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilir ve somut olayda meşru müdafaanın kanuni şartlarını sağlayan faile ceza verilmez.
Meşru müdafaanın şartlarına bakacak olursak saldırıya ilişkin olarak kişilerin anayasal haklarına ilişkin olarak haksız bir şekilde yapılmış ve devam etmekte olan bir saldırı mevcut olmalıdır. Savunmaya ilişkin olarak ise kişinin işbu haksız ve devam etmekte olan saldırıdan kurtulmak için başka bir çaresinin olmaması, yapacağı savunmanın orantılı olması ve bu savunmayı, saldırıyı gerçekleştiren kişiye yönelik yapması gerekmektedir.