Taksirli Suç Nedir?

TAKSİRLE ÖLDÜRME

Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TAKSİRLİ SUÇ NEDİR?

Türk Ceza Kanunu’nun 22. Maddesine göre taksirli suç; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirildiği suç tipidir.

Türk Ceza Kanunu’nun 22. Maddesinin gerekçesinde taksirle işlenen fiillerin kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılacağı yer almaktadır. Dolayısıyla bir fiilin taksirle işlenebilmesi için o fiilin taksirle işlenebileceği açıkça kanunda düzenlenmiş olması gerekir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.04.2009 tarihli kararına göre taksirin unsurları;

1-Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması

Kanunda sayılan suç tipleri ancak taksirle işlenebilir.

2-Hareketin iradi olması

Taksirli suçlarda failin iradi davranışı suçun kanuni tanımındaki neticeyi gerçekleştirmeye yönelik değildir. Aksine kişi neticeyi öngörmekte ancak neticenin oluşmaması adına herhangi bir davranışta bulunmamakta veya yeterli dikkat ve özeni göstermemektedir.

3-Neticenin iradi olmaması

Hareket iradi de olsa kişinin neticeyi istememesi gerekir. Kaldı ki netice istenerek hareket ediliyorsa kastın varlığı ortaya çıkmaktadır. Kast ile taksirin en büyük farklarından biri budur. Kişinin saiki neticenin gerçekleşmesini istemeye yönelik olmamalıdır.

4-Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması

Gerçekleşen ölüm neticesi ile failin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden davranışı arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Şayet kişi gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davranışta bulunmuş olsaydı netice gerçekleşmeyecekti deniliyorsa failin davranışları ile gerçekleşen netice arasında nedensellik bağı kurulmuş demektir.

5-Neticenin öngörülebilir olmasına karşın fail tarafından öngörülmemesi

Taksirle öldürme suçunda neticenin faile objektif olarak isnat edilebilmesi için neticenin öngörülebilir olması gerekir. Meydana gelen netice failin egemenlik alanı dışında kalıyorsa, olayda kişinin müdahale edemeyeceği bir durum mevcut ise gerçekleşen netice faile isnat edilmez. Örneğin neticenin meydana gelmesinde mağdurun veya üçüncü bir kişinin fiili sebep olmuşsa meydana gelen neticenin öngörülebilirliğinden ve dolayısıyla suçun faile isnadiyetinden bahsedilemez.

Taksirle öldürme suçunun yukarıda bahsetmiş olduğumuz unsurlarının olayda gerçekleştiği belirlendikten sonra neticenin fail tarafından kişisel olarak öngörülebilir olup olmadığı, özen yükümlülüğüne uygun hareketin failden beklenebilirliği ve kusur yeteneği gibi unsurların da incelenmesi gerekir. Çünkü kişinin taksirle öldürme suçundan sorumluluğunun doğabilmesi için failin gerçekleştirdiği fiil nedeniyle kusurlu olması gerekmektedir.

SUÇUN FAİLİ

Taksirle öldürme suçunun faili herkes olabilir. Suçun konusunu bir insanın hayatı oluşturduğu için başkasının yaşamını tehlikeye düşürmemeye yönelik özen yükümlülüğü toplumdaki herkese ait bir sorumluluktur.

TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇUNDA TEŞEBBÜS

Taksirle öldürme suçunda kişinin cezalandırılabilmesi için kişinin eylemlerinin mağdurun ölmesine sebep olması gerekir. Dolayısıyla yalnızca dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışın varlığı taksirle öldürme suçunu oluşturmaz bu fiillerin sonucunda ölümün gerçekleşmesi gerekir. Taksirli davranışın ölüme neden olmaması halinde failin bu suça teşebbüsten dolayı cezalandırılması da söz konusu olmaz. Zira teşebbüse ilişkin kurallar ancak kasten işlenen suçlarda uygulanır.

TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇUNDA CEZAYI AĞIRLAŞTIRAN HALLER

-Bilinçli taksir

Taksir denilince bundan bilinçsiz taksir anlaşılır. Zira bilinçli taksir taksirden çok kasta yakın bir kavramdır. Bilinçli taksir Türk Ceza Kanunu’nun 22. Maddesinin 3. Fıkrasında” Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Yargıtay süreklilik kazanan içtihatlarında alkollü, alkollü ve aşırı hızla, alkollü ve ehliyetsiz araç kullanarak başkalarının ölümüne neden olan sürücülerin bilinçli taksirle hareket ettiklerine karar vermiştir. Dolayısıyla bir kişi gerçekleşebileceğini öngördüğü ölüm neticesinin meydana gelmeyeceğine güven duyarak hareket ediyorsa, öngördüğü neticenin gerçekleşmesini istemiyor ve gerçekleşmeyeceği beklentisi içerisinde ise failin bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilir. Bilinçli taksir sonucunda ölüm meydana geldiği takdirde ceza üçte birden yarısına kadar arttırılır.

-Taksirli davranışın birden çok kişinin ölümüne veya ölümle birlikte yaralanmalara neden olması

Türk Ceza Kanunu’nun 85. Maddesinin 2. bendine göre taksirli davranış sonucunda birden çok kişinin ölümüne veya ölümle birlikte yaralanmasına sebebiyet veren kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Taksirle Öldürme Suçunda Şahsi Cezasızlık Sebebi veya Cezada İndirimi Gerektiren Şahsi Sebep

Türk Ceza Kanunu’nun 22. Maddesinin 6. Fıkrası “Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.” Şeklinde düzenleme içermektedir. Dolayısıyla hükmün uygulanabilmesi için meydana gelen neticenin failin kişisel ve ailevi durumu bakımından mağdur olmasına yol açmış olmalıdır.